• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim

Orhan Sarıbal, şeker fabrikalarının özelleştirilmesini değerlendiriyor

CHP Bursa Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Orhan Sarıbal, Türkiye Şeker Fabrikası AŞ’ye ait 14 şeker fabrikasının özelleştirilme kararını PolitikYol’a değerlendirdi.

CHP Bursa Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Orhan Sarıbal, Türkiye Şeker Fabrikası AŞ’ye ait 14 şeker fabrikasının özelleştirilme kararını PolitikYol’a değerlendirdi.

CHP’li Sarıbal, Şeker pancarının tarım alanında çok önemli bir ürün olduğunu ve diğer pek çok üründen çok daha değerli olduğunu, bu sektörün 100binlerce kişiye istihdam sağladığını ve özelleştirmenin ülke çıkarına olmadığını belirtti.

  • Şeker pancarının ülkeye ekonomik ve sosyal katkıları nelerdir?

Şeker pancarı tarımı ülkemiz ekonomisine çok önemli katkılar sağlamıştır. Pancar yalnız sanayi hammaddesi değil, aynı zamanda besi hayvancılığında çok değerli bir yem olan yaprak, baş ve posa ile bir yem bitkisidir.

Şekerpancarı ekildiği alana eşdeğer bir orman alanına göre 3 kat daha fazla oksijen sağlar. Buğdaya göre 6, ayçiçeğine göre 3,5 kat fazla katma değer yaratır. Buğdaydan 13, mısırdan 8 ve ayçiçeğinden 5 kat daha fazla istihdam yaratır. Melas (doğrudan hayvan yemi olarak, etil alkol üretiminde) ve posa gibi değerli yan ürünlere sahiptir. Kendinden sonra ekilen hububatta yüzde 20 verim artışı sağlar. Çapa ve hasat dönemlerinde 250 bin kişiye, fabrikalarda 100 gün süre ile 30 bin kişiye istihdam sağlar. Şeker pancarı tarımı ve sanayisi yaklaşık 10 milyona yakın insanın geçimini sağlamakta, sağladığı çevresel ve sosyal faydaların yanı sıra ülke ekonomisine toplam 17,4 milyar TL değerinde katkı yapmaktadır. Oysa Cargill tarafından Ocak 2018’de hazırlanan raporda kamuya ait şeker fabrikalarının son beş yılda 878 milyon TL zarar ettiği belirtiliyor. Şeker pancarı fabrikalarında yılda yaklaşık 2,3 milyon ton şeker üretimi yapılmakta, yaklaşık 350 bin çiftçi ailesi bu işten ekmek yemektedir.

  • Özelleştirme gerçekleşirse bunun sonuçları neler olacak?

Kamuya ait şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde belirli bir süre üretim zorunluluğu getirileceği belirtilmekte. Bu uygulama daha önce EBK ve SEK’in özelleştirilmesinde de getirilmiş; ancak bu kuruluşları satın alanlar tarafından hiçbir zaman uygulanmadı.

Pancar tarımı, çiftçiyi köyde tutan en önemli araçlardan birisi. Kamuya ait fabrikaların çoğu özelleştirmenin ardından kapatılacağından, pancar tarımı yok olacak ve pancardan geçimini sağlayan köylüler göç edecek ve işsizler ordusuna katılacak. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle Doğu Anadolu’da kamu işletmeciliğinin sosyo-ekonomik amaçları tümüyle terk edilmiş olacak; doğu–batı arasındaki gelir uçurumu artacak, istihdam düşecek ve kırdan kente göç hızlanacaktır.

Halen kamu şeker fabrikalarında 1.324’ü memur, 5.286’ü daimî işçi, 1.455’ü geçici işçi statüsünde olmak üzere 8.065 kamu emekçisi istihdam edilmekte. Özelleştirmeden sonra çalışanların ne olacağı konusunda endişeler de devam ediyor.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden ülke tarımı ve ekonomisi büyük zarara uğrayacak. Avrupa’da şeker pancarı üretiminde söz sahibi olan Türkiye, bu üstünlüğünü kaybederek, şekerde ithalatçı konuma gelecek.

Çiftçinin üretimini sürdüremeyecek olması sonucu ortaya çıkacak olası şeker açığı, ihracat geri ödemeleri ile desteklendiği için daha ucuza şeker üreten ülkelerden ve özellikle AB’den ithal edilerek kapatılacaktır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle pancar ve pancar şekeri üretimi gerileyecek, yerini maliyeti daha ucuz olan ve mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker (NBŞ) alacaktır.

Ülkemizde şeker piyasası ABD emperyalizminin önemli sacayaklarından biri olan, ülkelerin gıda egemenliğini ortadan kaldırarak köleleştirmeye çalışan gıda devi Cargill ve ortaklarının kontrolüne girecektir

Tahsis edilen NBŞ kotasının yüzde 44’ü Cargill, yüzde 14’ü ise Cargill-Ülker ortaklığı olan Pendik Nişasta tarafından kullanılmakta. Kotanın yüzde 31’i ise Cargill gibi bir Amerikan küresel şirketi olan Amylum’a tahsis edilmiştir. Yani pastanın yüzde 82’si ABD’li küresel şirketler tarafından kullanılmaktadır.

Bu süreçte nişasta kökenli şekerlere tanınan ayrıcalıklar sürdürülecek; pancar çiftçisinden esirgenen kaynaklar AB’nin pancar, ABD ve Arjantin’in mısır üreticilerine ve çokuluslu şirketlere aktarılacak.

Mısırdan üretilen şekerin en önemli özelliği sıvı ve ucuz olmasıdır. Kristalize olmadığı için içecek ve hazır gıda sektöründe tercih edilmektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda da belirtildiği gibi; doyma hissi vermediğinden şişmanlığa ve karaciğerde yağlanmaya yol açmaktadır.

Bu nedenle, kamuya ait şeker fabrikalarının yeniden yapılandırılmaları konusunda gerekli yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet güçlerinin artırılmaları yerine sermayeye peşkeş çekmek doğru bir yaklaşım değil. Türkiye’de de tarım ve sanayide sağladığı yüksek istihdam ve yan ürünlerinin hayvan beslemede kullanıldığı göz önünde bulundurularak şekerpancarı tarımı ve sanayisinin gerçek üreticilerin söz ve karar sahibi olduğu bir yapılanma içerisinde artan sürdürülmesi ülke çıkarınadır.

  • Özelleştirmelere engel olmak için neler yapılmalı?

Özelleştirme kararı alınan 14 adet fabrikanın çalışanları, Pankobirlik ve özelleştirilecek fabrikaların bulunduğu illerdeki Ziraat Odaları ile görüşmeler yapılması, gerek hukuki gerekse eylem temelinde yapılacak çalışmalarla özelleştirmelerin engellenmesine çalışılmalıdır.

https://www.politikyol.com/orhan-saribal-seker-fabrikalarinin-ozellestirilmesini-degerlendiriyor/

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
117 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 27° 16°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret652236