• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim

Atilla Yeşilada: Bir nesil nasıl sefalete terkedildi?

Dünya Yetenek Endeksi’nde 63 ülke arasında 51ci olmuşuz! 2014’te 47 sıradaymışız.

Bugünlerde pek klavye başına oturamıyorum, çünkü devamlı toplantı ve seminerlerdeyim. Bir çok uzman ekonominin durumunu taksi şöförlerinden öğrenir ki, benim de sıkça başvurduğum bir yöntemdir. Fakat en az bunun kadar etkin ve empirik olarak başarılı sonuç veren bir diğeri de ekonomist/seminar katsayısıdır. Yükseldikçe ekonomide işler bozuluyor demektir, çünkü kimse işler iyiye gittiği zaman dünyanın en bayıcı konusu olan ekonomiyi dinlemek için gayet anti-sosyal ve konuşma özürlü bir alt-ırk olan iktisatçıları davet etmez.

Havaalanına gidiyoruz, binanın duvarında gergedan kadar bir afiş, üstünde gözleri pırıl pırıl parlayan bir kız yavrusu, kafasında imam takkesi, altında da şu soru:  “Hafız doktor olmak istemez misiniz?” Tam kafamda “her çorbaya din sosu dökmek şart mı?” diye düşünürken, radyodan müjde geldi:  İnsan ve Medeniyet Hareketi’ne bağlı çalışan İnsan Vakfı’nın başlattığı “Mescitsiz Okul Kalmasın” projesine vize çıkmış. Vakıf’ın başvurusu Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylanmış ve MEB projeye sponsor olmuş.

Güldüm, işte bir nesil böyle sefalete terkedilir diye düşündüm.  Makalenin aşağısında sıralanacak 10 bin yoruma (Sen din düşmanı mısın gavur pezevenk?) hemen cevap vereyim. Ben Deistim, ama dindar insanları takdir ederim. Mesele şu, okulların önceliği revir, bilgisiyar merkezi, fen laboratuarı, uyuşturucuyla mücadele danışmanlığı ve cinsel eğitim merkezleri olsa daha iyi olmaz mı? Fatih Projesi’ni başarıyla bitirip cebinizde para kaldı da mı, her okula mescit yapmaya soyundunuz?

Size Türkiye’nin istihdam envanterini kısaca özetleyeyim. Tarımda kişi başı verimlilik Uganda filan civarında. Turizm çok iyi gidiyor, ama turist başı gelir 700 dolarda kaldığı için vasıflı insan istihdam edemiyor. Türkiye’de eşsiz tarih, arkeoloji ve botanik hazineleri var. Mesela bir Göbeklitepe, insanlık tarihini yeniden yazıyor. Acaba geçen sene bunlardan ne kadar gelir elde ettik?  Buralara giden turiste hizmet verecek kaç yabancı dil bilen arkeolog, antropolojist, rehber, tarih uzmanı gibi yetişmiş eleman var? 

Sermaye piyasalarını bitirdik. Bankalar hızla Internet’e dönüyor. Türkiye’nin başlıca ihracat ürünleri olan otomotif, demir-çelik, tekstil, kimya ürünleri…hepsi “emtialaşıyor” ve 10 yıl için robotlar tarafından üretilmeye aday.

O zaman çok basit bir soru sorayım:  Her sene işgücüne katılan 1 milyon, dindar, hafız, namazı-aptesti yerinde gence nasıl iş bulacaksınız? Son 2 yıldır sadece 5 imam hatip mezunundan biri üniversiteye girebiliyor. Tüm okul kategorileri arasında imam hatipler bu bahiste sonuncu. Şimdi, diğer tür okullara da mescit vasıtasıyla dini böbreğe kadar soktunuz,  iyi saatte olsunlar.

Linkte PA Intelligence sitesinde bir haber var, yazılım endüstrisinde kimse kalmamış, iş bulan anında vizeyi kapıp, soluğu Edirne’nin Batısı’nda alıyor. Kalifiye eleman  sıkıntısı o boyuta erişti ki, TÜBİTAK 1 milyon TL araştırma bütçesi, ayda TL24 bin kayme maaşla kaçanları geri getirmeye çalışıyor. MİT ve polis de havaalanında bekliyor ki, gelenleri FETÖ,  MIT tırları, Gezi ya da binbir türlü fasulyeden davadan içeri alsın.   Sen 5 sene sonra yine Gezi defterini açmışsın, üniversitede “hık” diyeni içeri alıp okşuyorsun, sonra ebediyen fişliyorsun, kamuda yalnız tarikat mensuplarına iş var, kim geri gelir ya?

Bakın, ParaAnaliz’e bir haber koyduk, okuyalım hep birlikte: Dünya Yetenek Endeksi’nde  63 ülke arasında 51ci olmuşuz!  2014’te 47 sıradaymışız. Bir gözlem de OECD’den:

“Eğitimin dışına çıkan ve herhangi bir işte çalışmayanların oranı Türkiye’de yüzde 31 oldu. Bu oranın OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 15 olduğu bilgisine yer verilen raporda, Türkiye’de eğitimin ve işgücünün dışında kalanların yüzde 90’ının kadın olduğu bildirildi. Türkiye, Kosta Rika ve Kolombiya ile birlikte 15-19 yaş arası çocukların eğitime ve işgücüne katılımda da OECD ortalamasını tutturamadı. Türkiye’de bu yaş grubundakilerin yüzde 20’ye yakınının ne okuduğu ne de çalıştığı vurgulandı.

Türkiye’de eğitim kazanımı ile istihdam olanağı bulan 25-64 yaş grubundakilerin oranı yüzde 59’da kaldı. Doktora ya da eşdeğer eğitimi olanların yüzde 93’ü, eğitimine göre bir işe yerleşirken üniversite mezunlarının yüzde 63’ü liyakatına göre iş bulamadı”.  Bulamaz tabii,  şeyhten icazet almamıştır.

Doğal olarak, gençlik hayattan ve gelecekten umudunu kesiyor.  Deist oluyor, nihilist oluyor, uyuşturucuya takılıyor.

Bakın Okan Müderrisoğlu ne diyor:  “Lakin… “Gençlere özellikle dikkat etmek gerekiyor.” Ekonominin genelinden ziyade, istihdamdaki iniş çıkışlar, genç seçmeni doğrudan çekim alanına alıyor. AK Parti, gençlerin seçme ve seçilme yaşında köklü düzenlemeler yaptığı için genç seçmenin davranışlarının sandığı belirleme katsayısı da yükseldi. Gençler, bizim kuşaktan epeyce farklı. Öyle olmaları da gerekiyor.

Bizler sebat etmeyi öğrenmişken onlar, beklentilerinin peşinde koşmayı ve hızla karşılanmasını önemsiyor”.

Yani, AKP’ye oy vermiyorlar.  Çünkü kimse celladını sevmez. Türkiye’de öylesine derin bir ekonomik bunalım var ki, 80 milyon gün sonunda sofraya ekmek koymaya odaklandı. Ankara   yerel seçimlere kadar gemiyi batırmadan yüzdürelim, sonrası Allah kerim modunda.  Bunları atlatalım, asıl felaketi göreceğiz.  15 yıllık zorunlu dindarlaştırma politikası burayı beşeri sermaye çölüne çevirdi. Bu toprakta innovasyon, yüksek katma değer, teknoloji toplumu yetişmez.

 

http://www.paraanaliz.com/2018/yazarlar/atilla-yesilada/bir-nesil-nasil-sefalete-terkedildi-28466/

207 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın