• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim

81 İLDE 11 MİLYON FİDAN DİKİYORUZ ÇAĞRISI YAPAN BAKANLIK, KAZDAĞLARI’NDA KATLİAM YAPIYOR

Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu, saat 13.30’da Orman Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “ “Orman Bölge Müdürlüğü önünde Kirazlı-Balaban konusunda yaptığımız son açıklamadır. Devam eden ağaç kesimleri konusunda Orman B

Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu,  saat 13.30’da Orman Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “ “Orman Bölge Müdürlüğü önünde Kirazlı-Balaban konusunda yaptığımız son açıklamadır. Devam eden ağaç kesimleri konusunda Orman Bölge Müdürlüğü’nü uyarıyoruz” denildi.

10 yılı aşkın süredir devam eden mücadelemizde….

Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu’nun Orman Bölge Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasında “ Kazdağları ve yöresinde yapılması planlanan metalik madencilik projelerine ilişkin 10 yılı aşkın süredir devam eden mücadelemizde, Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesine ilişkin 13 Ekim’de süresi biten işletme ruhsatının yenilenmemesi umut olmuştur. Alamos Gold-Doğu Biga Madencilik Kirazlı Balaban’da yürüttüğü faaliyetlerini askıya aldığını açıklamıştır.  26 Temmuz’da başlayan Su ve Vicdan Nöbeti’nin talepleri arasında  “Ağaç kesiminin bir an önce durdurulması” ve “Kesilen ağaç sayısının güvenilir bir şekilde tespitinin yapılması” yer almaktadır. Kesilen ağaç sayısının tespit edilmesine ilişkin talebin tek amacı ÇED’e aykırı işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesidir. Doğu Biga Madencilik ÇED raporunda 45,650 ağaç kesiminin yapılacağını bildirmiş olmakla birlikte, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı 13,400 ağacın kesildiği açıklamış, TEMA Vakfı ise yapılan havadan çekimler (drone) ve belirlenen koordinatlar içinde uzmanlara ağaç sayısı tespiti yaptırmış ve 195,000 ağaç kesildiğini belirtmiştir.  Türkiye Ormancılar Derneği tarafından 5 Kasım 2019 günü yapılan açıklamada ise, resmi orman envanter ve amenajman kayıtları temel alınarak 20 Eylül itibariyle Kirazlı Balaban siyanürlü altın madeni projesi ruhsat alanında kesilen ağaç sayısının 347,815 olduğunu ve kesimin devam ettiğini açıkladı” denildi.

 

Orman Bölge Müdürlüğü’nü bir kez daha uyarıyoruz

Açıklamada, “Nöbetimiz süresi boyunca madencilik yasasının değiştirilmesi gerektiğini ve TBMM’nin yaşam adına kararlar almasının önemini dile getirdik. Değişmeyen bu yasalar bizlere bugünkü süreci yaşatmaktadır. Maden işletme ruhsatı yenilenmeyen bir şirket Madenciliğe ilişkin Orman Yasası’na göre orman izinlerini 1 yıl uzatmıştır. Kirazlı Balaban’da nöbet süresinde duran kesimler yeniden başlamıştır.

Yapılan hesaplamalara göre, 59,650 ton karbon birikimi kaybolmuş, başka bir deyişle iklim değişikliğini kuvvetlendirmek üzere atmosfere salınmıştır. Her yıl üretilen 1,391 ton oksijen kaybolmuştur. Yaratılan tahribattan dolayı flora ve fauna yok olmuştur.

Şirketin kendi hazırlattığı ÇED raporlarında bile şiddetli erozyon alanı olarak tanımlanan ruhsat alanı, erozyona daha açık bir konuma getirilmiştir. Daha önceleri de Kirazlı Balaban’da yapılan orman katliamına ilişkin Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü önünde sayısız basın açıklaması yapılmış, suç duyurularında bulunulmuştur.

2018 yılında Tarım Orman İş Sendikası ve İda Dayanışma Derneği tarafından kurum önüne siyah çelenk bırakılmıştır. Bölge Müdürü ile yüz yüze görüşme yapılmış ve Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi tarafından 2017 yılında başlayan ağaç kesiminin gerekçesi bilgi edinme kanunu çerçevesinde talep edilmiştir.

Çadırlı konaklamaya devam eden arkadaşlar tarafından yakın dönemde tekrar suç duyurusunda bulunulmuştur. Tüm bunlara rağmen kurum ahlaki ve vicdani yönü olan bu kesim işlemine son vermemiştir. Buradan bir kez daha Orman Bölge Müdürlüğü’nü Kirazlı Balaban’da devam eden ağaç kesimini durdurması konusunda uyarıyoruz.

11 Kasım 2019 tarihinde 81 ilde 11 milyon fidan dikiyoruz çağrısı yapan Bakanlık, Dünya Mirasımız Kazdağları’nda katliam yapıyor. Kendilerini dürüstlüğe, ahlaka ve vicdana davet ediyoruz. Orman Bölge Müdürlüğü önünde Kirazlı Balaban konusunda yapacağımız son açıklamadır. Sahayı terk etmeleri için 11 Kasım 2019 tarihi anlamlı olacaktır. Bu tarihten itibaren her türlü anayasal başvuru ile yurt ve yaşam savunuculuğu hakkımızı kullanacağımızı bildiriyoruz” görüşlerine yer verildi.

97 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın