• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim

Cevat İnce: Corono19 günlerinden müzecilik ve turizm üzerine bir iki söz...

Artık ziyaretçi müze ilişkisinde mekan sınırı ne olacak…

corono19 günlerinden müzecilik ve turizm üzerine bir iki söz...

Corono 19 günleri ile birlikte sosyal medya çok yaygın kullanılırken pek çok kişi ve kurum bu alanı varlıklarını devamı için önemli mecra olarak fark etti ve yoğun olarak kullanmaya başladı. Bu kişi ve kurumlardan iki grup benim yakından takip etmeye çalıştığım kurum ve kişiler…

Müzeler/müzeciler ve turizm /acentalar ve rehberler…

Aslında iki grup/disiplin bir birleri ile sık sık kesişmelerine iç içe geçmelerine rağmen bu güne kadar ortak akademik bir çalışmada ( bir iki istisna kişisel katılım ve araştırama ile makaleler dışında ) konferans veya sempozyumda yan yan geldiklerine ben rastlamadım, bu benim bir eksiğim üzerinden yapılmış yorumumda olabilir, bilemiyorum. Evet özellikle müzelerin yaptığı çalışmalarda turizm alanından uzmanların ve akademisyenlerin birlikte yaptığı kaç çalışma var bilmiyorum.

Uzun süre Türk müzeciliği üzerine yapılan çalışmalarda özellikle “batı” müzeciliği (ki bu kıta avrupası üzerine yayılmış müzelerin yanı sıra Rusya ve ABD müzelerinin) sergileme teknikleri, eğitim işlevleri ile sosyalleşme ve kültürlenme mekanları olarak özlemle ifade edilen sözcükler ardında bizim müzelerimiz üzerine eleştiriler başlardı. Artık gerek özel gerekse devlet müzeleri dünyadaki pek çok müze ile yarışacak durumda iyi müzecilik işleri yaptığı üzerine paylaşımlara rastlıyoruz.

Tabi ki hala onun yoğun kullanıcısı olan rehber ve acantelar tasarım süreçlerinin ortakları arasında yer almamakta diğer taraftan onların iyi bir tüketici olması beklentisi ağır basamakta.

Turizm aktörlerinin yaptığı çalışmalarda da yukarıda da ifade ettiğim gibi birkaç istisna dışında bir ortak süreç planlamasından söz edemiyoruz.

Her iki disiplinde yer alan uzmanların ve akademisyenlerin sıklıkla kullandıkları ve kendi disiplinlerinde çalıştıkları alan ise dijital teknolojiler nerdeyse tüm çalışmaların merkezine yerleşmeye başlamıştı.

Dijital teknoloji müzecilik alanında gerek sergi alanlarında gerekse mutfağında yoğun olarak kullanılmaktadır. Artık dijital teknoloji sergiyi destekleyen araçlar olmaktan çıkıp objenin önüne çıkacak baskınlıkta kullanılmaya başlandığı her müzede karşılaştığımız gerçekliktir. Ekranlar, hareketli maketler, ısı, nem, ışık vb. iklimlendirme kontrolünün yönlendirilmesi hatta hologram ve üç boyutlu görüntüler artık kâfi gelmeyerek artırılmış gerçeklikle ziyaretçi, zaman mekan kavramından koparılarak müze deneyimi gerçekleştirilecek uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Ve tabii ki tanıtım amaçlı sosyal medya ve dijital paylaşımlar.

Diğer taraftan turizmde artık rezervasyondan, hizmet satın almanın dışında yoğun olarak dijital teknoloji ile buluşmaktadır. Şehirler turizm alanında kendilerini yavaş şehirler olarak bu hızlı yaşamdan bir taraftan koparmak isterken akıllı şehirler olarak kendini tanımlayan yeni dijital alt yapı üzerinde şekillenmiş yeni yaklaşımlar ortaya çıktı. Bu süreçte şehirler turizm alanında yine farklı uygulamaları ile kenti farklı şekillerde deneyimlenecek uygulamalar ile cebimize yerleşmiş akıllı telefonlar ile kendini anlatmanın yollarını aramakta idi. Birkaç ay öncesine kadar bu konuda yoğun bir çalışma hem Çanakkale’de hem de farklı kentlerde kendine zemin aramaktaydı.

Bu süreçte insanlığın yaşadığı deneyimlerin tamamı sosyal alanlarda bire bir temas halinde varlığını sürdürmesi üzerine tasarlanmaktaydı.

Şimdi bir salgın ile turizm durdu, müzeler, sergiler, tiyatrolar, konser salonları kapalı ama hepsi ziyaretçisine ulaşmaya çalışıyor üstelik hiçbir ücret talep etmeden. Müzelerin en çok dert edindiği bütçe finans kavramları bir anda boşa düştü. Kendilerini unutturmamak adına dijital ortamda, sosyal medyada sergilerini arşivlerini ziyaretçinin kullanımına açtı. İnternet ortamında ki 360 derece görseller ile hazırlanmış ziyaret programları dışında daha farklı yöntemler ile zenginleşen açılımlar bu günlerde internet ortamında ciddi bir alan kapladı.

Diğer taraftan acentalar ve rehberler sosyal medyada canlı yayınların yanı sıra Youtube video paylaşımları hemen hemen her an ve saat başı bir canlı yayınla baş başayız. Üstelik evimizden çıkmadan hepsi bize ulaşmakta ve tek kuruş ücret talep etmeden…
Şimdi böylesi bir açılımdan sonra bu günler bittiğinde geriye dönüp klasik çalışma yöntemleri yeterli gelecek mi?

Artık ziyaretçi müze ilişkisinde mekan sınırı ne olacak… Geleceğin müzeleri nasıl olacak, o hologramlar ve arttırılmış gerçeklikler artık müze mekanında sergisinin bir parçası mı olacak yoksa mekansız müzelerin; evde, iş yerinde veya caddedeki bir kişinin olduğu yerin müzeleri ve ören yerleri mi olacak?...

Turizm de, özellikle kültür turizminde her şey aynı mı kalacak… Artırılmış gerçeklikle dünyanın tüm kültürlerine insanlık ulaştı mı, geriye ne kalacak?… Yerel tatlar mı?… Talep üzerine kargolanan pek çok tat zaten hayatın içinde… Neyi pazarlayacak ve satacak kültür turizm mi?… En kısa zamanı mı?…

Ve her iki disiplin kendine yeniden soracak mı doğa olan ilişkisindeki zararlarını… Sonra hijyen dışında birde bulaş kavramı bu iki disiplinin kendi arasında bu güne kadar kuramadığı dile bir üçüncü disiplini de dahil edip yan yana mı gelmesi gerekiyor?… Halk sağlığı uzmanları…

Galiba en kısa sürede müzeciler, turizm sektöründe acantalar, rehberler (ile hatta otelciler, lokantacılar ve diğer sanatçılar ) ve halk sağlığı uzmanları… Kim yapacak bu buluşmayı?… Bir üniversite mi, TURSAB mı, TUREB mi, İCOM Türkiye mi yoksa hepsi mi… Bakanlığa ne dersiniz, beklide ilk defa bakanlığın “Kültür” ve “Turizm” den oluşan iki ayağı ilk defa birlikte bir süreci müzakere etmek için çalıştay serisine başlar…

Evet, bir bilim kurgudan söz ediyoruz beklide lakin corono19 un bizi dijital dünya ya maruz bıraktı… Tanıştık, işlerin farklı çözüleceğini gördük… Buradan nereye?… Cevabı sorularda….

Tabii ki başlı başına dijital sanat işleri sergilenmesi ve paylaşımı, kollesiyonerler ile buluşması ve arşivlenmesi tartışmaları henüz sürerken bu kadar geniş bir mecrada önümüzde çok fazla müzakere konusu toplandı. Bu toplantı için tabii ki salonlara ihtiyacımız yok bu gün artık her birimiz bu işi çözdük bile… Yani salon, ulaşım, konaklama, yemek bütçeleri de yok…

Sağlıcak ile…

322 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın