• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim

CEMAL ORAL: NUSRET’TEN FATMA’YA

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi töreni mi, yoksa 16 Nisan’daki Anayasa Değişikliği Referandumu’nda evet propagandası organizasyonu mu? sorusuyla tartışılan tören bitti.

“Artık iyice sapıttı” evlilik programlarında olanı biteni yazıyor sanmayın sakın. Bugün sizlere ‘bir söz’ ve ‘bir gözlemi’ aktaracağım…

‘Ne o ‘kadın nasıl dövülür?’ başlığında kalmış yazın. Yarın 18 Mart güzel bir şeyler yaz” dedi.

Kim dedi?

Otobüslerle Çanakkale’ye gelip, ’yuhalama görevini tamamlayıp otobüslerle geri dönmeyen’, Çanakkaleli olup bayramın saygınlığına vakıf olan, ‘sabahın erken saatinde bayrağını asmayı unutma’ diye uyaran  bir sevgili…

‘Olur’ dedim…

‘Neyi yazayım?’ diye de sordum…

(‘Hakkımda “AKP haberi yapıp ayda 3 bin lira fatura kesiyor” iddiası olmadığı için okura sormaktan hiç ama hiç çekinmem)

‘Nusret Mayın Gemisi’ni yaz’ dedi…

Düşündüm…

Ne yazacaktım ki;

“Kahraman Nusret o gece sessizce boğazın sularında tarihi görevi için mayınları döşemiş ve….” diye cümleye başlayabilirdim de sonra ne yazacaktım.

Klasik tarihi bilgiden köşe yazısı mı olur?

Ama şöyle olabilirdi…

“İşte o Nusret 15 Temmuz gecesi kayboldu… Sonra geri döndü”

Hayırlısı dedim…

Kurgu hazırdı, lakin önce günü yaşamak gerekliydi…

***

18 Mart 2017 Cumartesi…

Çanakkalelilerin evden çıkmadığı bir günde Barbaros Mahallesi’ndeki evimden(kiralık)  çıkıp ‘bayram’ kahvaltısı ettim börekçide…

“Su böreği ile çay iyi gidiyor”

Sonra geçen seneyi anımsayıp klasik haberin dışında neler olabiliri biraz düşündüm ve yola çıktım… Belediye otobüsüne binmedim çünkü kilitli trafikte güzergahlar sürekli değişiyordu…

“Bayram” yerine doğru yürürken ekmek alıp evine giden kahve milletinden Recep abiyi gördüm.

‘Nereye?” diye sordu.

‘Törenlere gidiyorum’ dedim…

“Ya bırak gitme. Ekmeği eve bırakayım kahvede televizyondan seyrederiz. Ne var ki oraya gitçen. Oranı buranı elleyip arayacaklar, tanımadığın insanlar olacak. Gel başına iş alma “ dedi.

“Yok abi işim bu benim” deyip yürüdüm…

Köprübaşı, Demircioğlu Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, İskele Meydanı istikametinde bir tur atıp olana bitene aşina olduktan sonra tören alanı Stadyuma gittim.

“Öyle oldu. Böyle oldu. Çanakkale dışından otobüslerle gelenler Başkan Gökhan’ı yuhaladı. Aralarında o da vardı-yoktu” derken tören bitti. 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi töreni mi, yoksa 16 Nisan’daki  Anayasa Değişikliği Referandumu’nda evet propagandası organizasyonu mu? sorusuyla tartışılan tören bitti.

Gazeteye… Çanakkale Gündem Gazetesi’ne geldim…

Bir ekip Lapseki’de olduğu için kadro beklemede…

Sohbet, çay, kahve derken meslektaşım Eren Aşnaz ile bi kordon turu yapalım dedik… Bakalım Çanakkaleli görebilecek miyiz bu güzel havada…

Dakika 1 gol 1…

İskele Meydanı’ndayız. Bir kadın, Türk Bayrağı, Atatürk Posteri, bandana, bileklik satan seyyar esnafa soruyor.

“Truva Atı ne tarafta?”

Seyyar esnaf cevap veriyor…

“Vallahi ben de yabancısıyım bacım bilmiyorum”

Eren, kadına Truva Atı’nın biraz ilerde olduğunu söylüyor…

Kadının adını sorup öğreniyoruz… “Fatma”

Biz sormadan Fatma hanım anlatıyor…

“Bize Abide gezisi yaptıracağız dediler ama stada götürdüler. Bari gelmişken Truva Atı’nı göreyim dedim”

Nereden geldin Fatma Hanım?

“Konya’dan”

“Hoş geldin. Aynalı Çarşı’yı da gör”

 Valilik önündeyiz…

Bir kalabalık, bir kalabalık…

Meğerse Cumhurbaşkanı ve bakanlar içerdeymiş.

Halk ellerinde bayraklarla onların çıkmasını beklermiş…

Bir genç çocuğa soruyorum…

“Çanakkale’yi beğendiniz mi?”

“Biz gezmedik abi. Evet diye bağırmaya geldik”

Biraz ilerde büfelerde oturup çay içmeye karar veriyoruz…

Garson ne dese beğenirsiniz?

“Abiler hoş geldiniz . Sabahtan beri normal insan görmeyi özledim”

Deme öyle kardeş!

Çayımızı da içtik..

Gazeteye geri dönmeli artık…

Bi de ne göreyim…

Mithat Hoca bir banka oturmuş, hem de denize sırtını dönmüş…

Selamlaşıyoruz.

“Hayırdır hocam”

“Kalabalığa bakıyorum acaba bir Çanakkaleli görür müyüm diye”

Ayak üstü iki muhabbet derken, Eren gazeteye, ben eve…

Nusret’ten Fatma’ya işte böyle bir şey…

Unutmayın…

Çanakkaleli olanı biteni not eder. Ya aklına, ya defterine, ya bilgisayarına…

Önce not eder…

Sonra hesap keser…

Ve bonkördür…

“Üstü kalsın” der…

Hoşçakalın…

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   124 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 25° 14°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam297
Toplam Ziyaret425798