• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Takvim
Sema Acar
semaacar17@hotmail.com
HİÇLİK
25/05/2016

Toplu taşıma araçları; yol boyunca etrafa değil yalnız  kendine bakarak bir yerlere gidip gelen, düşleri düşünceleri “inecek var” zilinin sesiyle bölünen insanları taşımaz sadece… yalnızlığın en kalabalık halini de taşır.

Sosyolog ve düşünür Simmel’e göre toplu taşıma araçlarının gelişmesiyle birlikte insanlar ilk kez ve uzun süre hiç konuşmadan birbirlerine bakmak zorunda kalmışlar.

Kamusal alanın bu “hiç”liğine karşı 2008 lerde Philadelphia’lı Ishknits ekibi yün bombalardan yaptıkları “Gerilla Battaniyesi” çalışmasıyla hayatı battaniye ile değiştiriyorlar.

Bir metronun birbirinin aynı koltuklarından birini el örgüsü, rengarenk bir battaniyeyle kaplıyorlar ve bu bir tek battaniyeli koltuk metro insanlarını iletişime geçiriyor, evi hatırlatan tavrı ile metronun hiçliğini bozuyor, tanıdık kılıyor. Harflerle, sayılarla ifade edilen bir hat birden   “o renkli battaniyeli hatta” dönüşüyor.

Gerilla, düzenli ordulara karşı küçük birliklerle savaşan, bağımsız bir biçimde hareket eden çete anlamına gelen bir sözcük.Gerilla taktiği düzenin içinde o düzenin sorgulanmasını,onunla geriden geriye mücadele edilmesini ve düzenin şaşırtılarak küçük zaferlerle alt edilmesini getirir.Tıpkı burada her şey hızla geçip giderken o her şeyin içinde hiçleşmiş insanların bir battaniyeye takılı kalmalarında olduğu gibi.

Dışımızdaki dünya alacakaranlık değil aksine renkli ve canlı iş onu fark edebilmekte... 

İngiliz havayolu şirketi   British Airways yolcuları ile yine bir battaniye aracılığı ile iletişim kuruyor bir tarih. Mutluluk battaniyesi ismini taşıyan bu battaniye yolcuların kendilerini nasıl hissettiğini belirliyor. Battaniye;  yolcular mutlu ve sakinken mavi, korktuklarında ise kırmızı renge dönüşüyor.

Olağandışı durumlarda psikolojik olarak insanlarda güven duygusu oluşturan bu huzur örtüsü Amerikan filmlerinin de vazgeçilmezi. Tehlikeden kurtarılanlar  fondaki ambulans, polis arabası veya itfaiyenin yanında    hava şartları ne olursa olsun battaniyeye sarılmış olarak görüntülenir.

Ama gerçekler filmlerdeki kurgular gibi değil.Güneşe, aya övgüler düzen... toprağı, ağacı, kuşu dinleyen... dünyayı onlarla birlikte algılayan Kızılderililer için beyaz adamlar gelmeden önce her şey daha güzel ve hayat daha huzurlu iken beyaz adamın gelmesi ile işler değişir.

Beyaz adam yenidünya kıtasında binlerce yıldır yaşayan ve büyük devletler kuran ,savaşarak yenemedikleri Kızılderilileri çeşitli yöntemlerle yok ederek,barbarca soykırıma tabi tutarlar.

Bu yöntemlerden biri çiçek hastalığı salgını. Milyonlarca  Kızılderili barış hediyesi diye gönderilen ve çiçek mikrobu bulaştırılmış battaniyelerle başlatılan salgınla öldürülmüş pardon birkaç hafta içinde  savaşacak güçte bir tane bile Kızılderili birliği bırakılmayarak  "Yerli Problemi"  büyük bir zaferle (!) çözülmüş.

Biz her 24 Nisanda ABD Başkanı sözde Ermeni Soykırımı iddiaları için ne diyecek diye ağzına bakalım onlar yok ettikleri  insanların isimlerini arabalarına,ayakkabılarına helikopterlerine vermiş.Pontiac...Cherokee...Nike...Apache...  

Karşılaştığımız zorluklarla mücadele etme yöntemlerimiz ne kadar da yaratıcı, kaçışlarımız ne kadar da kurgusal farkında mısın?Bazı şeyler hep oyun ve hep de öyle kalacaklar anlaşılan.  

Gelelim günümüze. Ukrayna Devlet Başkanı   Poroşenko Eylül 2014 de ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Rusya’nın ülkesine yönelik askeri tehditlerine karşı, koruma talebinde bulunarak ülkesinin yürüttüğü mücadelede   askerlerinin silahlara da ihtiyacı olduğunu "bir savaşın   battaniyelerle kazanılamayacağını”söyleyip daha fazla askeri destek istiyor.    

Poroşenko’nun yıllarca önce “battaniye”leri biyolojik silah aracı olarak kullanarak bir ırkı yok eden ABD den  battaniye yerine askeri destek istemesinden  bir süre sonra ise Rusya Devlet Başkanı   Putin Ekim 2014 de Çin'deki  APEC  Zirvesi açılış törenini  izlemek için zirveye katılan liderler ve eşleri ile protokolde yerini alır.

Putin’in yanındaki sandalye protokol düzenlemesine göre Çin lideri Jinping’in eşi Liyuan’a ayrılmıştır. Tören sırasında havanın serin olduğunu hisseden Putin Peng Liyuan’ın sırtına battaniye koyuverir.Putin’in bu batılı davranışı Çin için kabul edilemez bir davranış, bir skandaldır ve Çin medyası bu durumu “Çin devlet erkânının katıldığı resmi törenlerde eşlere yaklaşmak ve hele dokunmak protokole göre kabul edilemez bir davranış.Putin bizim gelenekleri bilmediği için bu yazılı olmayan kuralı bozmuş oldu” şeklinde duyurur. Kader ağlarını battaniye ile örüyor...  

Her bir parçası birbirini tanımayan farklı yaşamları olan başka başka kadınlar tarafından örülen “sevgi battaniye”leri Sevgi Battaniyesi Ekibi tarafından’Hiç bir bebek hastaneden çarşafa, şalvara sarılı taburcu olmasın’diye hastanelere, yalnızlıklarını belki de terk edilmişliklerini bir çatı altında paylaşan insanların yaşadığı huzurevlerine, kimsesizler yurduna veya çocuk yuvalarına “sen önemlisin, senin farkındayım” mesajını versin diye Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırılırken ... 

Çanakkale'de  2014 yılında yapılan  “Savaşın Sonunu Yalnız Ölüler Görür” temalı 4'üncü Uluslararası Çanakkale Bienali’nde sözde  “Barış Kadınları” adı altında bir araya gelen kadınlar dantel parçalarını birleştirerek yaptıkları battaniyeyi Çanakkale Savaşları'nda vatan savunmasında kullanılan  topun üzerine örttüler. Kentin %55 lik Belediye Başkanı Ülgür Gökhan  “Çanakkale Savaşları'ndan kalma topun meydanda bulunmasından rahatsız olduklarını” belirtip şu talihsiz cümleyi kurdu “En azından ayıbımızı kadınların el emeği ile örtüyoruz.

İhanetin ve savaşın simgesi Truva atını savaş objesi olarak görmeyenler “savunma" amaçlı kullanılan bir topu savaşı temsil eden bir obje yerine koyarak sözüm ona “savaşlar olmasın, barış olsun”mesajı verdiler.Sahi ayıbımız ne bizim? 

Hiç karşılık beklemeden saran sarmalayan sardıkça, yıprandıkça daha da sıcaklaşan battaniyeler zor zamanlarda da ihtiyaç listesinin en başında çadırın hemen yanındadır.  Çadır varsa bir yerde “o” da mutlaka vardır. Birden bir battaniye etraftaki en şefkatli şey hatta tek şefkatli şey oluverir. Direniş çadırlarında, afet sonrası kurulan çadır kentlerde insanlığı sarar...

Sadede gelirsek; altımız toprak, üstümüz sema. Bu yazı ne toprağa yazılmıştır  ne   semaya ...  İkisinin arasında bir yerde battaniye var. Hem de kısa gelen bir battaniye. Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder, aşağı çekersin omuzlarınız titrer.  Bazıları dizlerini karınlarına çekerek rahat bir uyku uyumayı başarır, ama bazıları her şey hızla geçip giderken o her şeyin içinde hiçleşmiş olanlar, onlar hiçbir zaman rahat uyku uyuyamaz. Belki de bu yazı onlara yazılmıştır...



469 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

2018 Troıa Yılı …Orhaniye Tabyası… Paintball… - 15/03/2018
2017 yılının Şubat ayında ilan edilen yıl ile ilgili çalışmalar 2018 yılının Şubat ayında ivme kazanıyor… Geç kalınmış olmuyor mu “ivme kazanmak” için?
Çanakkale Çanakkale'dir - 19/01/2018
Boğaz tarihte her dönem bir isim almış ve bu isimler Boğaz’la birlikte hareket etmiş sonunda yine kentin aldığı isim Boğaz’ın aldığı isim olmuş: Çanakkale.
Kahverengi Tabelalar… - 04/08/2017
Tabela deyip geçmemek gerek her biri birer efekt aslında.
NAME-İ AŞK - 07/03/2017
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
YALNIZKENT’TE CHP’LİLERİN SOSYAL MEDYA İLE İMTİHANI - 14/12/2016
CHP 20, 22 ve 23 Dönem Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük Facebook hesabında bir paylaşım yaptı. Adana mitinginde; Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç, Şahin Alpay’ın anons edilmelerinden duyduğu rahatsızlığı ifade eden… Sıfatlar ve hakaret içermeyen… Bir parti
EBABİL BİR KUŞTUR… - 03/09/2016
Bir öğretim üyesi neden kitap yazar?
YOĞURT YİYİŞİNİZİ SEVSİNLER… - 09/08/2016
Tarih 1831…Paris şehir planlamacıları Notre Dame Katedrali’nin bakımsızlığı yüzünden yıkılmasını isterler.
SÜLEYMAN TAPINAĞI, AYASOFYA, SELİMİYE… BELGRAD,SELANİK, EDİRNE… - 11/07/2016
Ama Edirne bu kaynaklarda yazanlardan fazlasıydı ve o kaynaklarda olmayan, oralarda yazılmayanları görmekti amacımız. Osmanlı’nın 2.başkenti…88 yıl Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir kentin anlatacağı söyleyeceği çok şey vardı mutlaka.
MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATMAK… - 01/07/2016
Ve bu kent “laikliği içine sindirmiş” içselleştirerek yaşayanların kenti ve bunun için de her türlü mücadeleyi veren bir kent. “Köhnemiş ideolojiler” bu kentte barınamıyor ve bu neslin kıymetini biliyor bu kentli onun içinde itirazlarını yapıyor
 Devamı